Bunlara örnek Mustafa – Ayse Kırmızı'nın evinin arkasında bulunan bahçe. Müslüm Oruç'un evi önündeki bahçe. Yine Aziz Bahadır, Hasan Bahadır ve burada hatırlayamadığımız bir kaç ailenin evi önünde bu tür bahçeler halen vardır. Fakat köyün merkezinde bu bahçelerden artık kalmamıstır. Köyümüzü diğer ova köyleriyle tarıma elverişliliği bakımından kıyasladıgımızda göç ve gurbetin kaçınılmaz olarak yasandığını görürüz. İşte bu sitenin kurulmasini zorunlu kılan da bu göç ve gurbet oldu diyebiliriz.
Zamanın birinde asıl yurdumuzu terk ettik bilemediğimiz sebeplerden ötürü. Göçtük, yurt aradık, döndük dolaştık, sonunda gelip Kayabaşı ile Dağtarla’nın arasında Ortuguyu inşa ettik. Zamanla dar geldi bize Ortugu. Tekrar göçtük, dağıldık yine herbir tarafa. Evet dağıldık belki ama parçalanmayacagız inşallah.
Bu sitenin sakinleri olarak, aynı sokağın insanlarıymış gibi hergün selamlaşacağız birbirimizle. Tanıtacağız kendimizi, tanıyacağız köyümüzü, köylülerimizi ve inadına unutmayacağız birbirimizi………
Not: Sözü burada keserek hem başka zamanlara, hem de siz komşularımıza söyleyecek söz bırakalım istiyoruz. Bu yazının fazlaca iddialı ifadeler içerdiğini biliyoruz. Aslen bu da bizim amaçladığımız bir şeydi. Böylelikle sizleri itiraz ve düzeltme yazıları yazmaya teşvik etmek istedik. Umarız bu vesileyle herkesin katılımının gerçekleştiği bir tartışma (dolayısıyla da tanışma) platformu oluşur. |